Amerika Birleşik Devletleri’ne gidip yatırımcı vizesi (E-2) almak isteyen Türk vatandaşlarının hayalleri, sinema senaryolarını aratmayacak nitelikte bir dolandırıcılık iddiasıyla sarsıldı. Kendisini “tek yetkili süreç yöneticisi” olarak pazarlayan ve mağdurlar arasında adı artık “Kolpaçino Melih”e çıkan Melih Göğebakan isimli şahsın kurduğu kurgusal organizasyon tamamen deşifre oldu. Şebekenin, kurbanları ağına düşürmek amacıyla yapay zeka (AI) teknolojisiyle üretilmiş sahte ofis fotoğrafları ve montajlanmış dijital belgeler vasıtasıyla tam bir illüzyon yarattığı ortaya çıktı.
Yapay Zeka Destekli Görseller ve “Gizemli Avukat” Tiyatrosu
Edinilen bilgilere göre, şebekenin kullandığı yöntem tamamen görsel bir algı operasyonuna dayanıyor. İlk etapta güven telkin etmek amacıyla ABD Temsilciler Meclisi (U.S. House of Representatives) gibi resmi kurumların logolarını hukuka aykırı şekilde kullanan Melih Göğebakan, kurbanlarına sürecin arkasında “Trump Media” ve “Martin” isimli sözde bir Amerikan avukatı olduğunu iddia ediyor.
Ancak mağdurların “Avukatla doğrudan görüntülü görüşme ve tanışma” talepleri, şebekenin kurguladığı o meşhur savunma mekanizmasıyla engelleniyor: “Avukat çok gizli çalışıyor, sadece benim üzerimden temas kurar, sizinle doğrudan konuşamaz”. Bu süreçte şahsın yanında yer alan Elif Öztürk isimli kadının da telefon görüşmelerinde adeta bir “ikna timi” gibi rol üstlendiği, yapay zeka araçlarıyla üretilmiş sahte hukuk ofisi görselleriyle mağdurların şüphelerini bastırmaya çalıştığı belirlendi.
WhatsApp Üzerinden Sahte Evrak Gönderimi ve 3.000 Dolarlık Vurgun
Süreci tamamen kurumsal bir işleyiş gibi göstermek isteyen şebeke, dijital manipülasyonlarla hazırlanan kurumsal ve finansal evrak listelerini WhatsApp üzerinden kurbanlarına ulaştırarak “yasal işlemlerin başladığı” algısını yaratıyor. Bu sahte profesyonellik maskesinin hemen ardından ise “avukatlık ücreti, dosya masrafı ve başvuru harç bedeli” adı altında binlerce dolarlık ön ödemeler talep ediliyor.
Son olayda bir Türk vatandaşının, durumun baştan aşağı bir kurgudan ibaret olduğunu fark etmeden önce şebekeye 3.000 Dolar kaptırdığı öğrenildi. Parayı tahsil eden Melih Göğebakan ve arkasındaki yapının, resmi kurumlara ait hiçbir yasal başvuru yapmadığı, vize sürecini tamamen uydurma iddialarla oyalayarak zaman kazandığı ortaya çıktı.
Hukukçulardan Hayati Uyarı: “WhatsApp ve Çakma Ofislerle Vize Alınmaz”
Göçmenlik uzmanları ve hukukçular, ABD E-2 vizesi almak isteyen vatandaşları bu tarz merdiven altı aracılara karşı şu sözlerle uyarıyor:
“Hiçbir lisanslı Amerikan göçmenlik avukatı müvekkiliyle doğrudan konuşmaktan kaçınmaz. Amerika’da bir avukatın sizin adınıza işlem yapabilmesi için bizzat sizinle ‘Retainer Agreement’ (Temsil Sözleşmesi) imzalaması yasal bir zorunluluktur. Günümüzde yapay zeka ile üretilen çakma ofis fotoğrafları veya internetten kopyalanan logolarla dijital ortamda sahte bir güven inşa etmek çok kolaylaştı. Vatandaşlarımız; baro kaydı olmayan, kendisiyle doğrudan konuşmayan ve resmi (.gov/.com) kurumsal e-posta adresleri yerine WhatsApp üzerinden para talep eden bu tür şahıslara kesinlikle itibar etmemelidir.”
Melih Göğebakan, Elif Öztürk ve bağlantılı oldukları sahte şebeke hakkında mağdur avukatlarının hem Türkiye’deki Cumhuriyet Başsavcılıklarına hem de ABD’deki ilgili siber suç birimlerine suç duyurusunda bulunmaya hazırlandığı, eldeki tüm ses kayıtları ve yazışmaların adli makamlara delil olarak teslim edileceği bildirildi.


